Ana sayfaMesajlarİletişim
 

 
  Etkinlik Takvimi
«  Eylül 2010  »
PzPtSaÇaPeCuCt
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930 
 
 
 
 
 
 
Her Günümüz Giresun Günleri Olsun!

     Geçen yıl ilkini düzenleyerek geleneksel hale getirdiğimiz,  bir Giresun Günlerini daha geride bıraktık. Giresun Dernekleri Birligi’nin öncülüğünde ve Giresun Valiliği’nin himayelerinde gerçekleştirdiğimiz  2. Giresun Günlerinin bu yılki hedeflerinde kendisi için belirlediği  tek rakibi vardı. O rakip ise; Feshane Uluslarası Kültür ve Kongre Merkezi’nde şu ana kadar gerçekleşen  (Ramazan  Ayı dışındaki etkinlikleri ayrı tutacak olursak)  en büyük yöresel organizasyon olan 1.Giresun Günleri idi.

    Geçtiğimiz yıl ki etkinliğimiz, İstanbul’daki diğer hemşeri gruplarının oluşturduğu sivil toplum kuruluşları  için de bir örnek teşkil etmiş, onlar da ardı ardına benzer organizasyonlar tertip etmeye başlamışlardı.En azından bu konuda Giresunlular ilk olma özelliğini taşımışlar, örnek ve önder olmuşlardı diğer illerin insanlarına ve onların oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarına.

    Bizden sonra yapmış olmalarına  ve bizimki  gibi bir örnek önlerinde bulunmasına rağmen diğer illerin organizasyonları, maalesef ilk defa tertip etmiş olduğumuz Giresun Günleri’nin seviyesine dahi yetişemediği iştirak edenler tarafından yerinde görülmüştü.Bu organizasyonlarda kurulan ticari stantların  bir kısmı  boş, ilçelerin katılımları en alt seviyede, salon içi ve dışında görsellik namına doğru düzgün materyal yok, kitlesel katılım ise çok düşüktü. Cuma günü planlanan açılışlarını  katılım azlığından dolayı  cumartesi günü gerçekleştirenlerde oldu..

     Peki bunları neden anlatıyorum sizce?

Birilerinin başarısızlığından haz mı alıyorum? Komşularımızın başarısızlığı  bizim için ölçü mü?

     Hayır…

İşte bu sebeplerden dolayı   tek rakibimiz bizim ilk defa düzenlediğimiz kendi organizasyonumuzdu ve onun için bu örnekleri sizlerle paylaşmak istedim.

     Gelelim 2.Giresun Günlerine

Giresun Günleri’ni organize etmekteki temel amacımızı her platformda şu şekilde ortaya koyduk.

     Birincisi ; Her ne kadar İstanbul’da yaşıyor olsak da, aramızda çok dinamik bir bağ bulunan ve  hiçbir zaman irtibatı kesmediğimiz,  bir çok kez geri dönme umudu ile yaşadığımız aziz vatanımız Giresun’un tarihi, kültürel, coğrafi, ekonomik ve sosyal tüm yönleriyle tanıtımını yapmaktı.Bu bizim için tarihi ve manevi anlamda bir borçtu. Çünkü bizler İstanbul’da yaşadığımız için İstanbullu olmakla birlikte; aidiyetimizden dolayı Giresunlu idik. İstanbul’da olsak da, yerimiz, yurdumuz, anamız, babamız, kardeşlerimiz, bacılarımız, özlemlerimiz yada hatıralarımız, hatta rüyalarımız dahi çoğu zaman memleketimizdeydi.

     İkinci sebep ise; Madem ki İstanbul’da yaşıyoruz ve bu şehirde hatırı sayılır bir nüfusumuz var, öyleyse bu şehirdeki varlığımızı hissettirecek önemli bir çıkış yapmalıydık.

     Avazımız çıktığı kadar “bizler de bu şehirde yaşıyoruz!” Bu şehirde üretiyor, bu şehirde tüketiyoruz. Bu şehrin ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi vb bir çok katmanlarına katkıda bulunuyoruz ve bu katmanlardan da aynı oranda istifade etmek istiyoruz. Aslında çok da şey de  istemiyorduk. Özetle nüfusumuz oranında, nüfuzumuz da olsun istiyorduk. Giresunlular olarak paylaşımda, yaklaşımda ve  temsilde adalet istiyorduk hepsi bu kadar.

    İşte bu  sebeplerden dolayı bu çıkışı yapmak durumundaydık.Yapmak zorundaydık, ancak sesimiz de cılız çıkmamalıydı. Madem ki iddia sahibiydik ve bunu da ispat etmekle mükelleftik.

    Bunun gerçekleşmesi için projemizi dosyamıza koyduk ve çıktık yola. Çalışmalıydık, hem de çok çalışmalıydık..

Biz de aynen öyle yaptık.Üç günlük bir organizasyon için en az üç ay çalıştık.Her işi en ince ayrıntısına kadar düşünmeye gayret gösterdik. Hizmet üretmek üzere oluşturulmuş, bir sivil toplum örgütü olarak kısıtlı imkanlarla projemizi dosyamıza koyduk çıktık yola.            Çalmadığımız kapı bırakmayalım istedik.Giresun, Ankara ve İstanbul arasında adeta mekik dokuduk.Hem kaynak yaratmaya, hem kalitesini öncekine göre daha da yükseltmeye, hem de katılımı artırıp organizasyonumuzu ”etkin” kılmaya çalıştık.

    Peki başarılı olduk mu?

Önce şunu belirtelim.Başarı göreceli bir kavramdır. Baktığınız yere ve bakış açınıza bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.O yüzden, “ihtişam baktığında değil, bakışlarındadır ”demiş yüzyıllar önce bilge kişi.Ancak somut verilerle değerlendirecek olursak;Yukarıda ortaya koyduğumuz hedeflerimizin gerçekleşip-gerçekleşmediği bağlamında bir kaç hususa değinebiliriz.

    Bir organizasyon için içerik  zenginliğinin haricinde, en başta gelen hususlardan biri de

katılımdır.Bu bağlamda  değerlendirdiğimizde hemşerilerimizin ortaya koyduğu kitlesel enerji;Başbakanımız  Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, tüm siyasi parti temsilcilerini, bakanlarımızı, milletvekillerimizi, valilerimizi, bürokratlarımızı, yerel yöneticilerimizi, iş adamlarımızı; özetle tüm protokol mensuplarını etkisine almıştır.

   Yüz binlerce hemşerimiz üç gün boyunca trafiği kilitleyip Feshane ve etrafını hınca hınç doldurarak,hem eğlenmiş, hem düşünmüş ,hem tanışmış, hem özlem gidermiş, hem gücünü göstermiş, hem de  gerekli yerlere mesajını ulaştırmıştır.

   Binlerce görseliyle ,geleneksel mutfağıyla, tarihi kimliği ve değerleriyle, otantik kültürü ve gelenekleriyle, müziğiyle, halk oyunlarıyla, irili-ufaklı ticari kuruluşlarıyla, sorunlarıyla, beklentileriyle, kuzeyiyle, güneyiyle, doğusuyla, batısıyla, aydınıyla ve köylüsüyle adeta, “Giresun görücüye çıkarılmıştır.”

    Peki hiç mi eksiği yoktu  bu organizasyonun?

Böyle bir iddiada bulunmak dahi abesle iştigaldir. Her organizasyonun mutlaka eksikleri olur. Ancak önemli olan bunları asgari düzeye indirmektir.

    İyi niyetle yola çıkılmış, mevcut imkanlar dahilinde  en iyisi yapılmaya çalışılmış, gece gündüz demeden aylarca süren bir mesai harcanmıştır. Kimin  bir hüneri ya da sunduğu bir önerisi varsa değerlendirilmeye çalışılmış ve organizasyona dahil edilmiştir. Sonuçta da üç gün boyunca yüz binlerce insanımızın misafir edildiği bir mekanda, bir kişinin dahi burnu kanamadan ve “iz bırakacak” bir şekilde organizasyonumuz sona ermiştir.

    Yukarıda da değindiğimiz üzere eleştiri ve önerilerden istifade etmeyi yaşam felsefesi olarak görüyoruz. Beğeni ve övgüleri ise burada belirtmeye lüzum yok.Onlar bizde saklı ve sahiplerine de  teşekkür ediyoruz. Yalnız her organizasyondan  sonra yapılan işin  yüzlerce güzelliğini görmeden sadece; "acaba nerde bir eksiğini bulurum" diye uğraşanlar ve “eleştiri sınırlarını aşıp” her yapılan işe bir kulp takma ve çamur atma huyu olan  bazı  kişiler de çıkacaktır. Bu yapıdakiler için isterseniz “ağzınızla havada kuş tutun” ne yapsanız boş. Hayatını başkasının gayreti üzerinden nasıl prim yapabilirim ekseni üzerine oturtan “emek tüccarlarına”, her işin eksiğini konuşmakla işe başlayıp topluma sürekli “negatif duygu” salgılayanlara ve “sözüm ona”  bir de kendilerini “elit” zanneden ve içinden çıktığı  halkını küçümseyen  “kerameti kendinden menkul”  kişilere, benim acizane  tavsiyem; “kardeşim karanlığa küfretmek yerine bir mum da sen yak!”

     Sözün özeti milletimize ve vatanımıza hizmet için yapılan her eylem bizim için düğündür, bayramdır.“Yap bir iyilik at göle, balık bilmezse Halık bilir” diye ne de güzel söylemiş atalarımız.

     Bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da imkan dahilinde  istifade edeceğimiz her “makul”  teklifin ve katkının da başımızın üzerinde yeri olduğunu tekrar etmekte fayda görüyoruz.

     Bu vesile ile 2.Giresun Günlerine muhteşem bir katılım göstererek bizleri cesaretlendiren ve onurlandıran  bütün yorgunluğumuzu bir çırpıda söküp atan başta aziz halkımıza, davetimize icabet etme nezaketi gösteren Sayın Başbakanımıza, bakanlarımıza, millet vekillerimize, siyasi partilerimizin güzide temsilcilerine, valilerimize, belediye başkanlarımıza, bürokratlarımıza, sanatçılarımıza, basın  yayın organlarımıza, medya platformumuza ve değerli mensuplarına, iş adamlarımıza, Giresun Valimiz Mustafa Taşkesen başta olmak üzere,  tüm yönetim kadrosuna, Giresun’dan gelen tüm kaymakam ve belediye başkanlarımıza, etkinliğimizin gerçekleşmesi için imkanlarını seferber eden  ve  katkıda bulunan tüm sponsorlarımıza, bizimle gece gündüz çalışan birliğimizin üst yönetim kademesinden  en alt birimlerindeki tüm neferlerine katkı ve katılımlarından dolayı teşekkürlerimizi sunuyorum. Çok daha büyük organizasyonlarda buluşmak ümidiyle kalın sağlıcakla.Her günümüz Giresun Günleri gibi olsun.

    Saygılarımla.

    Hasan Turan

    Giresun Günleri Organizasyon Komitesi Başkanı.

Bu Yazı Toplam 1108 Defa Okunmuştur
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
Halil Kütük

4. GİRESUN GÜNLERİ
Hasan Turan

Her Günümüz Giresun Günleri Olsun!
İbrahim Balcıoğlu

EFSANE BAŞLIYOR AMA...
   Tüm Yazarlar
 

 
 
  ANKET
4. Giresun Günleri'ni nasıl buldunuz?
Çok Güzel
Güzel
Fena Değil
Kötü
  
 
 

 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: +90 212 659 60 60  |  Faks: +90 212 659 32 82  |  Destek: iletisim@giresungunleri.com
Sayfa Üretimi: 0.0178  | Teknik Destek: Cizginet & Webdizayntürk
Haberler artık Outlook'ta